24 Kasım 2010 Çarşamba

BOŞLUK...

ahh babane ,

seni öyle çok özlüyorum ki:(

hala gözyaşlarım senin kucağına dökülüyor.

ben hala seninle dertleşiyorum içimden...

hala sana şikayet ediyorum dünyayı ve yalanları...

ben hala o küçük kız çocuğuyum ve hala senin dizlerinin dibindeyim.

senden sonra da hiç değişmedi dünya.

hala aynı yollarda yürüyor, aynı marketten alışveriş yapıyor, aynı karmaşada yuvarlanıyoruz.

bu koca dünya teker teker birilerini yuvarlıyor da kendine hiçbişey olmuyor.

öyle şaşkınlıkla izliyorum ki bu manzarayı.

Sen çekip gidene kadar bilmezdim bütün bunları.

Biri gittiğinde dünyadan birşey eksilir, artık dünya eskisi gibi olmaz sanırdım.

Evet, içimizde koca bir boşluk oldu, biz bir boşluğa düştük ama dünyanın kılı bile kıpırmadı.

Olan bize oldu yani.

Rüyalarımda hep haykırıyorum, gündüz herkesten sakladığım yokluğunla yüzleşiyorum.

Kimseye söyleyemediklerimi sana itiraf ediyorum.

Ama artık başımı okşayıp, Sen Üzülme diye cevap gelmiyor.

Babane ,

Bize ne oldu,

Ölüm nasıl bir şey,

Sen neredesin ,nereye gittin,

Öylesine keskin bir bıçakla kesiyor ki hayatı,

nerdeyse geçmişin bile izi kalmıyor.

Bir zamanlar beraber yaşadık mı, neredeyse onu bile sorgulamaya başlayacağım.

Bütün bunlar boş kelam,

İşin Özü;

Seni ÇOK ÖZLEDİM ve SEVGİNE acayip MUHTACIM...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder